Dünyadan Öğreniyoruz

greece
Bu yaz Yunanistan’a vardığımızda sokaklardaki karışıklık henüz patlak vermişti. Başkentin göbeğindeki Syntagma Meydanı’nı işgal eden kalabalıklara polis günlerce biber gazı yağdırdı. İnsanlar dağılıyor, sonrasında meclis binasının merdivenlerinde yeniden toplanıyorlardı. Metrolar yaralılar için sağlık merkezleri haline getirilmişti.

Dünyanın her yerindeki isyan hareketleri artıyor. Tunus ve Mısır’da başlayan ve hükümetleri deviren hareket, önce İspanya, Yunanistan ve İngiltere’ye sıçradı, şimdi ise New York ve ABD’nin tümünü etkisi altına almış vaziyette.

Yunanistan’da bir nesil uyanıyor. Kendilerine “Öfkeliler” diyorlar. Eski usül siyaseti ve modası geçmiş siyasi partileri reddediyorlar. Mali kesintileri, küresel bankaların ve Avrupa Birliği’nin dayattığı tasarruf politikalarına karşı çıkıyorlar. Son derece kararlı, öfkeli ve haklılar.

Bu süreçte pek çok güçlükle karşı karşıya geldiler. Aşırı milliyetçi sağcı gruplardan aralarına sızanlar oldu. Polis saldırılarına uğradılar. Hatta kimi sol partiler, onları seçimlere odaklanmadıkları ve ufak reformlara yetinmedikleri için kınayan açıklamalarda bulundu.

Hareketin içeresinde kendine yer bulan popüler sembollerden biri de helikopter. Yunan hükümetinin istifasını, kaçmasını ve sürgün edilmesini, ya da ne şekilde olursa olsun, bir biçimde ortadan yok olmasını sembolize ediyor.

Bütün bunlar niçin burada da gerçekleşmesin? Eğer Mısır halkı Mübarek’i kovabiliyorsa, bizler de yalnızca bankalara hizmet eden ve bize zulmetmekten kaçınmayan politikacıları gönderebiliyor olmalıyız.

Bankalar tüm dünyaya yayılmış durumda. Sömürü düzenlerini ve mali kesintilerini gittikleri her köşeye beraberlerinde götürdüler. Biz de isyanı tüm dünyaya yayacağız.

Meydanlardaki eylemlere katılan genç bir Yunan kadını bize şöyle demişti:

“Üç yıl önce 15 yaşındaki Alexandros Grigoropoulos’un polis tarafından öldürülüşüne dek olaylara dahil olmamıştım. Cinayetten bir saat sonra ise isyanlar her yerdeydi. Eğer gençseniz ve birazcık olsun katılımcıysanız, kendinizi olayların dışında bırakmanız olanaksız.

Bu cinayet, düzenin ayaklar altına aldığı insanlar için bir başlangıç teşkil etti. 1980’lerden beri, fabrikalar kapandıkça Yunan gençliği kendini bir bulduğu çıkmazda genişledi. 2008’de ise işsizlik oldukça kritik bir noktaya ulaştı.”

Kriz, işsizlik, mali kesintiler ve polis cinayetleri. Biz de bugün burada aynı şeylerden mustarip değil miyiz?

Yunanistan’da sürekli şu sorularla karşılaştık: “ABD’de neler oluyor? Bize katılacak mısınız? Neyle uğraşıyorsunuz?”

Artık cevap verebiliriz. Harekete geçtik. Öğreniyoruz. Bu mücadelede biz de varız.

Bankaların, politikacıların ve polisin bize dayattığı dünyayı kabullenmeyeceğiz. Gelecek biziz.


Çeviri: Doğu Eroğlu
Çeviri Editörü: Ayşe Cankız Çevik

Bu makale de mevcuttur: İngilizce, Fransızca, İspanyolca, Arapça, Rumence

Yazar Hakkında:

. Follow him on Twitter / Facebook.