İsyan Bitmeyecek

Despite over 700 arrests on the Brooklyn Bridge, crowds surged in the following days.  -Photo by Adrian Kinloch

Zuccoti Park’ın etrafındaki gökdelenlerde parayla ve insan hayatlarıyla oynayan, talepleriyle politik sınıfı, basını ve adli sistemi atlatan, kâr için ekosistemi yıkıma uğratan, kumar ve spekülasyon amacıyla ABD Hazinesi’nin içini boşaltan finansal derebeyleri, üç hafta önce aşağıdaki sokakta toplanan ilk eylemcileri öyle pek de umarsamamıştı.

Seçkinler kendi alanları dışındaki herkesi kenarda ve görünmez görür. Chicago tiyatro kooperatifinde çalışan ve faturalarını garsonluk yaparak ödeyen Ketchup adındanki genç kadının muktedirler için ne önemi  olabilirdi ki? O ve Zucotti Park’taki diğer insanlar onlarla nasıl baş edebilirdi?  Güç sahibi olmayanlar güçlüler için nasıl bir tehlike arzedebilir ki? Geçtiğimiz hafta  J.P. Morgan’ın  New York Polis Vakfı’na bahşettiği 4.6 milyon dolar örneğinde olduğu gibi, kendi para teknelerine güvenenler daima güç ve güvenlik satın alabilir. Piyasa putları önünde diz çöken, kendini beğenmişlikleriyle kör olmuş, başka insanların acıları karşısında vurdumduymaz,  dizginsiz bir açgözlülük ve ayrıcalıkla davul gibi şişmiş tüm patronlara kibrin budalalığı öğretilmek üzereydi.

Şu anda, işgal hareketi başladığından bu yana geçen üç hafta sonrasında bile seçkinler ve onların basındaki sözcüleri  ne istediğimiz konusunda kafa patlatmaya devam ediyor. ”Talepler listesi nerede?  Neden önümüze belirli amaçlar koymuyorlar?  Ne istediklerini niçin dile getirmiyorlar?”

Oysa bizim için  amaç çok açık. O tek bir sözcükle dile getirilebilir: İSYAN. Sistem dahilinde bir iş yapmaya girişmedik. Seçim reformu için Kongre’ye yalvarmıyoruz. Seçim politikasının maskaralık olduğunu biliyoruz. Duyulmanın ve yetki kullanmanın bir başka yolunu bulduk. Mevcut politik sisteme ve iki büyük partiye güvenmiyoruz.  Kurumsal basının sesimizi yükseltmeyeceğini biliyoruz ve bu nedenle kendi basınımıza sahibiz. Ekonominin oligarklara hizmet ettiğini biliyoruz. Bu protestonun  hayatta kalması için herkesi önemseyen hiyerarşisiz komünal sistemler inşa etmek zorunda olacağımızı biliyoruz.

Bunlar iktidar seçkinlerinin anlayamayacağı amaçlardır.  Onlar hayatlarımızdan sorumlu olmayacakları bir günü tasavvur edemez. Bizleri küreselleşmenin ve  pervasız kapitalizmin doğal birer yasa,  asla değiştirilemez sürekli ve sonsuz bir dinamik olduğuna inandırmak istiyorlar. Anlayamadıkları ise şu: Kurumsal devlet feshedilinceye kadar bu isyan bitmeyecek. Yoksulların, işçi sınıfının, yaşlıların, hastaların, çocukların, emperyal savaşlarımızda katledilen ya da karanlık mevkilerimizde işkence edilenlerin kurumsal  suistimali sona erinceye kadar  isyan bitmeyecek.  Öğrencilerin eğitim görmek için artık büyük borçların altına girmeleri, ailelerin hastane faturalarını ödemek için iflasa sürüklenmeleri gerekmeyinceye kadar isyan bitmeyecek. Ekosistemin kurumsal yıkımı engelleninceye, ilişkilerimiz ve tüm gezegen yeniden şekilleninceye kadar isyan bitmeyecek.

Ve bu nedenle seçkinler ve onların ayakta tuttuğu bu çürümüş  ve yozlaşmış kurumsal iktidar sistemi ciddi biçimde sorunludur. Tam da bu nedenle taleplerimizin ne olduğunu sormaya devam ediyorlar. Sağırlar, budalalar ve körler.


Çeviri: Kutlu Tunca
Çeviri Editörü: Doğu Eroğlu

Bu makale de mevcuttur: İngilizce, Fransızca, İspanyolca, Arapça

Yazar Hakkında:

. Follow him on Twitter / Facebook.